PKK’lı ve polis oğlumuzun kucaklaşmasını bekliyoruz

23.04.2013 - 00:04

Ağrı’da yaşayan Reşit Kızılkurt ve eşi Kudret, bir oğullarının polis, diğer oğullarının da 17 yıldır PKK’da olduğunu belirterek, “17 yıldır gece gündüz ağlıyoruz. Tek beklentimiz, barışın sağlanmasıyla iki oğlumuzun kucaklaştığını görmek” dedi.



Ağrı’da oğullarından biri 17 yıl önce terör örgütüne katılarak dağa çıkan, diğeri ise polis olan anne ve baba çözüm sürecine destek verilmesini istedi. Baba Reşit Kızılkurt 1996 yılında çalışmak için İstanbul’a giden oğlunun terör örgütüne katıldığını tahmin ettiklerini, o günden beri kendisinden haber alamadıklarını söyledi. Çözüm sürecini umut olarak gördüklerini belirten Reşit Kızılkurt, “Bir oğlum 17 yıldır dağda, biri de polis. Ben 17 yıldır gece gündüz ağlıyorum. Çözüm süreciyle iki oğlumun kucaklaşacağı günü bekliyorum. Ağlayan, gözyaşı döken benim. Ciğeri yanan benim. Bu kanın durdurulmasını istiyorum’’ dedi.

Bir evin iki evladı karşılaşırsa

Kızılkurt, şunları kaydetti: ‘’Hiç kimse benim gibi ağlamasın. Analar, babalar gözyaşı dökmesin artık. Ben istiyorum ki her iki evladım kucaklaşsın. Bir çatışma haberi duyduğumda ‘acaba dağdaki mi yoksa polise mi bir şey oldu’ deyip ağlıyorum. Bir evin iki evladı karşı karşıya. Bizden daha acılı bir aile var mı acaba? Artık bitsin bu kan, gözyaşı. Dindirin artık acımızı. Oğlumun hasretinden felç oldum, bir kolum tutmuyor. Artık gücümüz kalmadı. Fidan gibi evladımı kurban verdim, yeter artık.”

İKİ TARAFIN DA ANNESİYİM

Anne Kudret Kızılkurt da Kürtçe oğlunu çok özlediğini ve yıllardır telefonunu beklediğini ifade ederek, çözüm sürecinde sonuca ulaşılmasını istedi. Evladı ölen her annenin acısını yüreğinde hissettiğini vurgulayan Kızılkurt, şunları söyledi: “Ağlamaktan gözlerim kör oldu. 17 yıldır oğlumun sesini bile duymadım. Ölü mü, sağ mı bilmiyorum. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum, barışı sağlayın. Çocuklarım bir araya gelsin.”

17 yıldır haber yok

“Ben ne şehit annesi ne de terörist annesi olmak istiyorum. Dağdakilerin anneleri anne değil mi, onların da evlatları ölüyor, askerlerin de. Onların cenazeleri dağ başında kalıyor. Şehitlerin cenazeleri en azından eve geliyor. Ben her gün bu korkuyla yaşıyorum. İki tarafın da annesiyim. Çocuklarım bir araya gelsin. Oğlum, hani sen anneni çok severdin neden beni bırakıp gittin? Bari bir telefon aç, sesini duyayım. 17 yıldır neredesin?”



BİZİ TAKİP ET!

Çok Okunanlar